7 Ağustos 2010 Cumartesi

Favorim.))

We lost

The clouds is in sad black color Shot rain is weeping for us My hope dead, time is flying away Separation is the lord, we are servants of it

Your hands dead in mine It was wounded bird that was afraid It flew from love that over

I'd like to say - «nobody stopping you» But in my throat is lump, I lost my words I never be in love until death Because my heart lost in my body

Angels will came from white heavens They are saving you: prayers, wishes But I am far away, on end of passion Every day of mine is covering in your loneliness

I with you – not ending story We are walking on different roads It is life You blew in the distance as fast wind I'll live with dead rose in my heart by years. If it is life! We are sleeping in different evenings And then grew up in different mornings Saying that love is mistake, We'll look for consolation in other bodies, but t is useless We will feel secret pain You must know it – I will leave for you the best place in my mind Garden of my heart was grabbing As every hair As sun that losing I every-time wait for you in this town Thinking that some day you will back Hey, love, be care with you Be care with you, the most love!

KAYIP..TARKAN."Dinlemek için tıklayın

5 Ağustos 2010 Perşembe

Özlemek

Birden özleyiveriyorsunuz... Çoktan unuttugunuzu sandığınız ya da yalnızca bir kere karşılaştığınız ve özlemek için yeteri kadar tanımadığınız birini bir sabah çılgınca özleyerek uyanıyorsunuz.

Rüyalarınız, içinizdeki o gizli, esrarını ele vermez büyücü, siz çarsaflarınızın arasında, bütün tehlikelerden uzak, güvenle yattığınızı bir anda, usulca ruhunuza sokulup, sizden habersiz oralara yığılmış cephanelerini birer birer atesleyiveriyor. infilaklarla sarsılarak uyanıyorsunuz. Hayatınızda olmayan birini hayatınıza almak, ona dokunmak, onun sesini duymak için kıvranırken buluveriyorsunuz kendinizi...

Özlemek, o yakıcı istek, bilinen herseyi ve önem sırasını degistiriveriyor. Özlediginiz ise çok uzaklarda... Yanında olmasını istediginiz halde yanınızda olmayan bir tek kisi, yanınıza bile yaklasmadan, hatta onu özlediginizden ve onu istediginizden haberdar bile olmadan, bütün hayatı, bütün görüntüleri eritip baska kılıklara sokuyor...

İnsan sahip olupta kaybettiklerini özler,bazen de sahip olamadıklarını özler.Sahip olamadıklarını özlemek bence daha acı verir gibi geliyor.Zira onunla bir geçmişi olmadığı gibi geleceğinin de olamayacağını bilir:(

Dilerim hepinizin hayatında ki özlemler son bulsun.

2 Ağustos 2010 Pazartesi

20 Temmuz 2010 Salı

Kendine İyi Bak

“Kendine iyi bak” bir "veda" değil "elveda" cümlesidir çoğu zaman. O üç kelimeden çok daha fazlasını gizler içinde... "Kendine iyi bak. Çünkü bundan sonra ben yanında olmayacağım. Olamayacağım. İstesem de istemesem de. Sevdim bir zamanlar seni, hala seviyorum ve benden sonra da mutlu olmanı istiyorum. Olur da bir gün dönersem seni iyi bulmak istiyorum.“ “Kendine iyi bak. Çünkü bundan sonra kendinden başkası olmayacak yanında sana bakacak. Ben olmayacağım. Kendine iyi bak ve beni düşünme. Çünkü ben de seni düşünmeyeceğim artık. Arama sakın beni, yazma, çünkü ben yazmayacağım. Sil beni yüreğinden, çünkü ben sileceğim. Fakat, yaşanılan, paylaşılan güzel şeyler hatırına sana yürekten mutluluklar diliyorum. Ve ben bir daha dönmemek üzere gidiyorum.” Kendine iyi bak. Aramızda geçen herşeye rağmen benden sonra iyi olduğunu bilmeyi tercih ederim. Aslında bilmem çok önemli değil, iyi olduğunu varsayacağım ben. Seni bir daha asla görmemek üzere gidiyorum ben, seni kendinle başbaşa, yapayalnız bırakıyorum ben. Biliyorum kendini bırakacaksın benden sonra, o yüzden iyi bak diyorum. Aslına bakarsan, çok da fazla umursamıyorum."" " Kendine iyi bak derler ve giderler. Tutkuyla sevenler, bazen birden fazla söylerler bunu. Çünkü onları ayırmak, eti tırnaktan ayırmak gibidir. Kolay kolay kopamaz onlar, süreç çok acı vericidir, yürek parçalıyıcıdır. Her seferinde azalan umutlarla geri döner ve yine “Kendine İyi Bak” gözleriyle ayrılırlar. Ta ki umut da, sevgi de tükeninceye kadar…Ta ki son elveda mezar sessizliğine bürününceye kadar… Tutkunun ötesinde sevenler, bir kez “Kendine İyi Bak “ derler ve giderler. Onlar eti tırnaktan ayırmak yerine ölümü yeğlerler. Onlar bu acıyı bir kezden fazla kaldıramayacaklarını bilirler. Kendine iyi bak derler ve giderler. Bu sözlerin içinde ihanet yok, hiç bir zaman olamaz derler ve giderler. En büyük ihanet değil midir aslında seni seveni, ihtiyacı olanı yüzüstü bırakıp gitmek. "Kendine iyi bak" derler ve giderler. Seni suskunluğa mahkum edip giderler. Seni parçalara ayırıp, en büyük parçayı yanlarına alıp giderler. Seni senden alıp giderler. Daha kötüsü suçlayamazsın onları tüm bunlar için. Kendine iyi bak deyip gidenin geçerli bir nedeni vardır elbet. Suçlatmaz kendini. Savaşmadıkları için kızarsın ama suçlayamazsın. Savaşmışlarsa, yenildikleri için kızarsın ama suçlayamazsın. Yenildiğin için kızarsın ama suçlayamazsın… Ayrılığın kaçınılmazlığına inandırır seni, "kendine iyi bak" derler ve giderler. Elinden umutlarını, düşlerini, sevgilerini alıp giderler. Bir tek anıları bırakırlar geride, bir de hatırladıkça gözyaşlarına boğulasın diye unutulmayan nağmeler. Arkalarına bakmadan çekip giderler eğer yalnız kalmışsan, çünkü insafsızlıklarını görmek istemezler. Herşey o saniye orada bitsin, kapansın bu sayfa isterler. "Bitti" diyemedikleri için, "kendine iyi bak" derler. "Kırıldım ve affedemiyorum" diyemedikleri için "kendine iyi bak" derler. "Seni istemiyorum artık, hayatımdan çıkaracağım ama bil ki hiç unutmayacağım" diyemedikleri için kendine iyi bak derler. "Biliyorum çok kanayacaksın ama daha iyisini yapamıyorum" diyemedikleri için "kendine iyi bak" derler. Vicdanlarını rahatlatmak için kendine iyi bak derler, çünkü o kan uzun süre akacaktır ve o yara asla kapanmayacaktır, bilirler. Kendine iyi bak bir noktadır çoğu zaman. Kendine iyi bak deme bana, sadece kötülükler noktalansın isterim ben. Oysa sen iyisin… Sen gözümdeki ışık, dudağımdaki tebessüm, sen içimdeki sevinçssin. Sen hayatıma renk katan, sen yüreğimdeki çarpıntı, sen hayatımdaki neşesin. Sen yolumu aydınlatan, sen dert ortağım, sen gönül yoldaşım, sen bir tanesin. "Kendine iyi bak" deme bana. Nokta koyma. Keşke böyle yaşanmasaydı bazı şeyler, keşke affedebilsen beni, keşke ben de affedebilsem… Keşke döndürebilsek zamanı geriye. Keşke bugünkü aklımızla yaşasak herşeyi baştan. Nafile... Ama yine de, gitmesen olmaz mı? Bitmesek olmaz mı? Sen eksikken, ben nasıl tam olurum? Senden kalan boşluğu kimlerle doldururum? Savaşsak, aramıza giren şeytanla olmaz mı? Hani büyük aşklar her türlü engeli aşardı, hani gerçek dostluklar her sınavı geçerdi, hani sevgi eninde sonunda kazanırdı? Hani hayatta hiç kirlenmeyecek değerler vardı? Hani en büyük zaferler, en kanlı savaşların ardından kazanılırdı? Bunların hepsi yalan mı? Sahiden..., gitmesen olmaz mı? Bitmesek olmaz mı?………. Peki o zaman. Senin istediğn gibi olsn. Öyleyse...Sen de "KENDİNE İYİ BAK."

16 Temmuz 2010 Cuma

15 Temmuz 2010 Perşembe

Adını Sen Koy:((((((

Resim EkleÇok farklı bir lezzet,aranız da bilenler mutlaka vardır ama ben yine de bilmeyenler için yayınlamak istedim. Malzemeleri:
  • Etimek
  • Yoğurt
  • Mayonez
  • Sarımsak
  • Yumurta
  • Dere Otu
  • Kabak
  • Havuç
YAPILIŞI:Kabakları ve havuçları rendeleyip ayrı kaplarda pişirin.(Kabağı pişirirken mücver yapar gibi içine biraz un koymayı unutmayın) Kabağın içerisine biraz da dere otu doğrayın. Yoğurt,mayonez ve sarmısağı karıştırın.(mayonez yoğurda göre daha az olsun) Kabın içerisine dizdiğiniz etimeklerin üzerine rendeleyip pişirdiğiniz kabağı yayın ve yoğurt-mayonez karışımınında birazını üzerine dökün.Daha sonra havuçlarıda aynı şekilde yapın ve kalan karışımıda bunun üzerine dökün. Önceden haşlanmış yumurtaların sarısını ve beyazını ayrı ayrı rendeleyin.Resimde ki gibi verev şekil vererek süsleyinArasına dere otlarınıda koyun(.Yoğurt karışımı etimekleri yumuşatacaktır.) Güzel bir yaz salatası yada adını ne koyarsanız o oluyor:)))

Veda Partisinden Seçmeler

27 Haziran 2010 Pazar

Beşiktaş:)))))))

Benim için özel bir arkadaşıma gönderiyorum:)))Sevgiler (Ben, sarı-kırmızıyım ama:)))))))))

Gül Tatlı

Erva'nın nişanıda yaptığım Gül tatlım:))Organik gıda boyası kullandım.Bu yuvarlakları barlakla kesmiştim ama son anda fotoğraf çekmek aklıma geldiğinden ve fazlada vaktim kalmadığından bu şekilde sizlere anlatabilmek için yayınladım. Sunum olarak çok şık oluyor,bir de şerbetini yaparken içine bir kaç tane gül yaprağı koyarsanız kokusuda oluyor.Malzemeler •2 su b. un1 su b. irmik 1 çay b. sıvıyağ 1 çay b. yoğurt 125 gr margarin 1 p. kabartma tozu 1 fiske kırmızı gıda boyası İçi İçin Malzemeler : 1 kase fındık Şerbeti için Malzemeler: •4 su bardağı su 4 su bardağı tozşeker Yarım limon Yapılışı: Karıştırma kabına yumaşımş margarini, sıvıyağı, yoğurdu alarak karıştırıyoruz. Üzerine un ve irmiği, kabartma tozunu, gıda boyasını ekliyoruz. Hepsini karıştırarak hamur kıvamına getiriyoruz. Hamuru açın ve bir bardak yardımı ile yuvarlaklar kesiyoruz. 3 yuvarlak hamuru birbiri üstüne binecek şekilde yanyana koyuyoruz. Bir defada yuvarlayıp ortadan ikiye kesip ters çeviriyoruz. Böylece 3 yuvarlak parçadan 2 gül şekli elde edeceksiniz. Ortalarına birer tane fındık koyuyoruz. Hamuru toplayıp tekrar tekrar açabilirsiniz. 170 derecede tatlımızı pişiriyoruz. ilk sıcaklığı çıktıktan sonra soğuk şerbetle buluşturun. Afiyet olsun:))

24 Haziran 2010 Perşembe

Badem'in Yavruları:))

Benim kızım yine doğurdu:))Bir türlü gidip kısırlaştıramadım,o da bunu fırsat bilip durmadan doğuruyor:))

Yelek Modeli

Bu model de aylar önce bitenlerden:)))))))))))

Bebek Battaniyesi

Nohut modelinden örmüştüm ,bir türlü yayınlamak mümkün olmamıştı.

3 Nisan 2010 Cumartesi

Bachata Dansı

http://www.vidivodo.com/280140/bachata-dansi (tıklayın) Dans etmeyi sevenler izlemenizi tavsiye ederim.

29 Mart 2010 Pazartesi

Ayakkabı Çantası

Bitirdiğim zaman, ayakkabı çantası olacak.(inşallahhhh)

Mimlendim

Sevgili http://karafilnakisribbonembroidery.blogspot.com Beni mimlediğin için çok teşekkür ederim:)) Kendi hakkımda 7 ilginç şey yazmamı istiyorsun ama ben bir türlü sayıyı yediye indiremedim:)) Ama içlerinden 7 tanesini yazıyorum:
  • Gece oturmasını çok severim.
  • Sabah erken çalan telefonları asla açmam.(Beni tanıyanlar asla erken aramaz zaten)
  • Her türlü el işlerini öğrenmeyi isterim(sonradan yapmasam bile)
  • Kitap evlerindeki bütün kitaplar benim olsun isterim.
  • Ayakkabı,parfüm ve iç çamaşırı hastasıyım.Ne kadar çok olursa olsun doymam:))
  • Hayvanları çok severim,müstakil bir evim olmasını çok istiyorum sadece çok sayıda hayvanım olması için.
  • Evimin her yerinde mum yakmayı severim.---------Aslın da benim çok fazla ilginç huylarım var ama buraya yazamıyorum:)))) Beni ziyaret eden bütün arkadaşlarıma bu mimi yolluyorum.Sevgilerimle

Farklı bir Çalışma

Farklı bir Çalışma

27 Mart 2010 Cumartesi

Süryani İşi Boncuk İşleme

Süryani işine çok hevesle başlamıştım ama hayalet iple yapıldığı için doğrusu zorlandım.Aslında misinanın en incesi olan ip ve düğüm atılması zor oluyor.Herkes ucunu yakarak tutturuyormuş,ben ise düğümledim ve sonuç ne oldu biliyormusunuz.O kadar emeğim boşa gitti.Düğümler açıldı,boncuklar dağıldı:(( Benim de hevesim kalmadı tabiki:))))))))))))))) Bu macera da burada bitti...

Kurdela Nakışı-(Çanta)

Kurdela Nakışı

Brezilya Nakışı

Geri döndüm...

Herkese Merhaba, Çok uzun zaman oldu. Sizlerden ve bloğumdan uzak kaldım:(( Her ne kadar uzakta olsam da aklım,gönlüm sizlerle idi.Hepinizi ve bloğumu çok özledim:)) Bana yazdıklarınızı okudum ve beni merak edip yazan bütün arkadaşlarıma çok teşekkür ederim. Sevgilerimle....

Bebek Hırkası

Bebekler için, şık bir hırka modeli.Bir kermes için,yapabildiğim kadar çok örmek istiyorum bu hırkadan.İnşallah ihtiyaç sahiplerine ulaşır.

26 Mart 2010 Cuma

Üçgen Şal

Minik motifler örülüp,daha sonra bunları tek renkle birleştirildi.Minik motiflerin ebruli iple örülmesi daha güzel bir hava kattı.