Özlemek,neyi ama niçin ve hangi zaman da neyi özlemek?Bütün bunlara cevaplar sıra sıra gelir hayat evreninde .Bazen bulur bizleri özlemek özlediğimizin farkına bile varmadan özlemek fiiline çoktan uymuş ve kendimizi boşlukta bir sandalda yalnız ya da kuşun kanadında özgür olarak buluveririz apansız.Sormadan yaşamadan anlar mıyız ?Özlemeyi,sevmeyi belki de unutmayı.Özlemek bir iç çekmek,deli gibi bagırmak her yerde özleneni,bulmak ve kaybetmek ,çıkmaz sokaklarda ondan bir iz aramak,gelir diye ümit etmek anıları ,yaşamayı,sevdiğimizi,özleneni ve özel olanı.Özlemek bir bisiklete binip yol almak uçsuz bucaksız sahillere,bir sandalda düşler kurmak denizin eşsiz güzelliginde.Yorulmak derin derin nefes almak buram buram terlemek özlemek otobüslerin inişlerini izlemek,doğayı seyre dalmak ve herşeyi özlemek.Bütün mevsimlere sığdırmak onu,geçmişteki bir anıyı yaşamak özlemek o anı saatlere kızmak ve boğulmak geçmisin o derin kuyusunda,kahkahalarla,acılarla yaşamak geçmisi özlemle özleyerek gözlerden yaşlar süzülerek usul usul,eski sokağı özlemek çocukluk düşlerini erik ağacından düşüşünü izlemek sisli bir geçmişte özlemek.Gizlice akşamın karanlığında denizi seyredalmak derin derin düşünmek bulutlara yeni anlamlar yüklemek yaşatmak bir şeyleri düşlerde.Özlemek aynalarda onu görmek onu solumak onu yaşamak.Her yağmur tanesiyle geleceğine inanmak ya da öyle olmasını varsaymak .Eski filmleri özlemek onun anısına dönmek saat kayboluşları içinde saat sesinde eski bir keman sesinde kulağa gelen fısıltıyı yıllara yaymak ve çocuk kalmak bir yerlerde.Bazen sığınmak ona ve tertemiz dünyanın olduğuna inanmak yalan da olsa.Özlemek neyi nasıl niçin hangi zamanda özlemek insan olmak özlemek özgür olmak ve özlemek duyguları en derin şekilde her zaman yaşamak ve özlemek en derin anıları bir ana sığdırmak ve hayal kurmak özlemek ben olmak biz olmak ve hep anılarda kalmak ve bugune hapsolmamak yaşamak her anı deli gibi yaşamak ve gözleri uzun bir zamana terk etmek .Özlemek işte en derin duyguları yaşamak ve herşeyi gün ışığına yeniden çıkarmak ve yılları hiç eskitmemek hep aynı anda aynı zamanda yaşamak belki de gizlenmek özlemlere anılara ve güzelim yıllara terk etmek bugünü yaşamak dünü eskiyi ve her anı özlemek sadece özlemek işte!!
İçimden geçenler-Özlemek(alıntı) etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İçimden geçenler-Özlemek(alıntı) etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
28 Mart 2009 Cumartesi
ÖZLEMEK AMA NEYİ NİÇİN HANGİ ZAMANDA ÖZLEMEK!!!
Özlemek,neyi ama niçin ve hangi zaman da neyi özlemek?Bütün bunlara cevaplar sıra sıra gelir hayat evreninde .Bazen bulur bizleri özlemek özlediğimizin farkına bile varmadan özlemek fiiline çoktan uymuş ve kendimizi boşlukta bir sandalda yalnız ya da kuşun kanadında özgür olarak buluveririz apansız.Sormadan yaşamadan anlar mıyız ?Özlemeyi,sevmeyi belki de unutmayı.Özlemek bir iç çekmek,deli gibi bagırmak her yerde özleneni,bulmak ve kaybetmek ,çıkmaz sokaklarda ondan bir iz aramak,gelir diye ümit etmek anıları ,yaşamayı,sevdiğimizi,özleneni ve özel olanı.Özlemek bir bisiklete binip yol almak uçsuz bucaksız sahillere,bir sandalda düşler kurmak denizin eşsiz güzelliginde.Yorulmak derin derin nefes almak buram buram terlemek özlemek otobüslerin inişlerini izlemek,doğayı seyre dalmak ve herşeyi özlemek.Bütün mevsimlere sığdırmak onu,geçmişteki bir anıyı yaşamak özlemek o anı saatlere kızmak ve boğulmak geçmisin o derin kuyusunda,kahkahalarla,acılarla yaşamak geçmisi özlemle özleyerek gözlerden yaşlar süzülerek usul usul,eski sokağı özlemek çocukluk düşlerini erik ağacından düşüşünü izlemek sisli bir geçmişte özlemek.Gizlice akşamın karanlığında denizi seyredalmak derin derin düşünmek bulutlara yeni anlamlar yüklemek yaşatmak bir şeyleri düşlerde.Özlemek aynalarda onu görmek onu solumak onu yaşamak.Her yağmur tanesiyle geleceğine inanmak ya da öyle olmasını varsaymak .Eski filmleri özlemek onun anısına dönmek saat kayboluşları içinde saat sesinde eski bir keman sesinde kulağa gelen fısıltıyı yıllara yaymak ve çocuk kalmak bir yerlerde.Bazen sığınmak ona ve tertemiz dünyanın olduğuna inanmak yalan da olsa.Özlemek neyi nasıl niçin hangi zamanda özlemek insan olmak özlemek özgür olmak ve özlemek duyguları en derin şekilde her zaman yaşamak ve özlemek en derin anıları bir ana sığdırmak ve hayal kurmak özlemek ben olmak biz olmak ve hep anılarda kalmak ve bugune hapsolmamak yaşamak her anı deli gibi yaşamak ve gözleri uzun bir zamana terk etmek .Özlemek işte en derin duyguları yaşamak ve herşeyi gün ışığına yeniden çıkarmak ve yılları hiç eskitmemek hep aynı anda aynı zamanda yaşamak belki de gizlenmek özlemlere anılara ve güzelim yıllara terk etmek bugünü yaşamak dünü eskiyi ve her anı özlemek sadece özlemek işte!!
13 Şubat 2009 Cuma
Tutkuyla Karışık Hüzünlü Bekleyişlerin Gizemli Dansı
*Özlemek, yaşarken her nefes alışımızda içimizden bir şeyler götüren, bir
şeylerin eksikliğini hissettiren, kalabalık yalnızlığımızın en yakın
arkadaşı ve o tarifi zor duygu... Alışageldiğimiz, kurduğumuz düzenin iniş
çıkışlarında adını sıkça duyduğumuz, şu ya da bu şekilde yaşamak zorunda
olduğumuz, benliğimizde kimi zaman derin izler bırakan, kimi zaman onulmaz
yaralar açan, hiç beklemediğimiz anda karşımıza çıkıp bizi şaşırtan, ama
asla unutamadığımız hasret damlacıkları.
Uzaklardaysanız ülkenize, taşına, toprağına, vatanınızın yeşilliklerine,
denizlerine, çiçeklerine, evinize özlem duyarsınız buram buram.
Yakınlarınızdan ayrıysanız her birinin kokusu burnunuzda tüter âdeta.
Arkadaşlarınızı, eşinizi, çocuklarınızı, bazen de çok özel dostlarınızı
özlersiniz. Sebebini tam olarak kendinize bile ifade edemediğiniz
özlemlerinizle içiniz kavrulurken, sevginizin şiddetini hissedersiniz
derinden derinden.
İçinde, yüreğinize sığmayacak kadar büyük bir sevgi, gözyaşı, sabır, tutku,
alışkanlık... Hepsinden vardır bir parça. Biraz isyan, belki biraz korku ve
tarifi zor bir iç burukluğu da eklidir özleminize.
Özlediğiniz her kim ve ne ise, sonunda kavuşmak varsa eğer; kucaklaşmanız
özlemlerinizin son durağı olacak ve beklentileriniz yerini sımsıcak güzel
duygulara bırakacaktır. Sevdiğiniz, özlemini günlerce, haftalarca, aylarca,
belki de yıllarca çektiğiniz o güzel insanı karşınızda gördüğünüz andaki iç
ürpertiniz, kollarınız boynuna sımsıkı sardığında delice çırpınışlara
bırakır yerini. Yürek sesiniz kollarınıza söz geçiremez olur. Sıkı, daha
sıkı, sımsıkı sarar ve bir daha hiç ayrılmak istemezsiniz artık ondan. İşte
o an duyduğunuz o doyumsuz haz sizi daha o anda yepyeni özlemlere hazırlar,
siz farkında olmadan üstelik. Kavuşmanın hazzını, tadını ve doruklardaki
sevgiyi tadabilmektir esas güzel olan, onca zaman çektiğiniz özlem olsa bile
değmiştir tüm sıkıntılara ve kaygı dolu yürek çarpıntılarına.
Ama özleminizin sonunda kavuşmak yok, kaybedilenler varsa geride, herhangi
bir sebepten; işte o zaman özleminiz katranlaşmış bir macun misali simsiyah
bir örtü bırakmıştır duygularınızda bir yerlerde. Hatırladığınız anda
içinizi acıtan, gözlerinizi nemlendiren, pişmanlıklarınızı çağrıştıran
sessiz çığlıklar kopar yüreğinizde. "Keşke" leriniz artar bir anda elinizde
olmadan. Yaşadığınız ânın değerini bilmediğiniz, özel dostlarınıza yeterince
zaman ayırmadığınız, hayatınızın her dakikasından mutluluk payları
çıkarmadığınız için hayıflanır durursunuz boş yere. Elinizden gelse zamanı
geri getirmeyi istersiniz delicesine, pişmanlık duyduğunuz her ânı
değiştirebilmek için. Ama ne mümkün! Yaşanmış yaşanmıştır bir kere.
Özlemler hayatımızın bir parçasıdır, her koşulda olacaktır, kuşkusuz. Asıl
olan "keşke"lerin ve pişmanlıkların az olduğu özlemleri yaşamaya çalışmaktır
belki de, elimizden geldiğince. Ayrılıkların, yalnızlıkların ve özlemlerin
kavuşma ile noktalandığı sonlarda, gülen gözlerinizi görmek ümidi ile...
Sevgiyle kalın.
*
YAŞANMIŞ YAŞANMIŞTIR VE KEŞKE DEMEDEN ÖNCE
ELİNİZDEKİLERİN KIYMETİNİ BİLİN!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)